STK ve Sendikaların Turnusolu Olarak Gazze Direnişi…

STK ve Sendikaların Turnusolu Olarak Gazze Direnişi… Neden Etkisiz Kaldılar?

SENDİKALAR 02.12.2023, 22:14
STK ve Sendikaların Turnusolu Olarak Gazze Direnişi…

Celal Demirci’den İsrail’in Gazze’de işlediği soykırıma karşı Türk STK ve Sendikalarının koyduğu tepki üzerine bir değerlendirme yazısı…

Maskeler düştü

Maskeler ardı ardına düştü

Kaçacak yer kalmadı

Ey ilahi! Tecellin gelsin

Kaçacak yer kalmadı

Mahmut Derviş

İsrail destekçisi hükûmetlerce yönetilen ve halkı Müslüman olmayan kimi Batı ülkelerinde Filistin’e destek eylemlerinin kitlesel boyutunu ve eylemlerdeki yaratıcı fikirleri, İsrail’e destek veren firmalara tepki olarak gerçekleştirilen boykota desteği görünce hem seviniyor hem de şaşırıp kalıyoruz.

Elon Musk: “Disney beni Gazze’ye destek vermemem konusunda tehdit etti.” dediğinde ABD’de 450 bin Disney abonesinin aboneliğini sonlandırdığı ifade ediliyor.

Gazze’nin işgal edildiği bir dönemde Newyork’ta, Washinton’da, Londra’da, Sidney’de, Galasgow’da, Stokholm’de, Paris’te Batılı hükûmetlerin para, hapis ve sınır dışı etme cezalarına karşın meydan okuyarak meydanları dolduran ve İsrail’i protesto eden yüzbinleri izliyoruz, televizyonlardan…

Filistinlilerle aynı dine mensup olmamıza, aynı coğrafyada yaşamamıza, yüzlerce yıl bize/Osmanlı’ya bağlı bir belde olmasına, İzzettin El Kassam’ın bir Osmanlı askeri olmasına ve İsrail’in bu tutumunun gelecekte bizim için de bir tehdit barındırmasına rağmen Gazze’nin işgali konusunda ülkemizde ortaya konulan tepkilerin beklenenin çok altında olmasının şaşkınlığını yaşıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla gerçekleşen miting dışında ülkemizdeki sivil toplum kuruluşlarının, milyonlarca üyesi olduğuyla övünen sendikalarımızın; kitleler üzerinde en haklı ve hassas olduğumuz bir davada bile ciddi karşılığının olup olmadığı sorgulanmaya başlandı. Bu yapılar, vatandaşın kendiliğinden bireysel olarak gerçekleştirdiği boykot eylemini sahiplenmeye çalışmanın dışında özgün, bağımsız yaratıcı düşünceyi yansıtan bir eylem örnekliği gösteremediler. Ülkemizin sivil toplum kuruluşlarının bu etkisizliği sorgulanmalı ve üzerinde düşünülmelidir.

Güzide sivil toplum kuruluşlarımızın sözüm ona birer SDK’ya yani sivil devlet kuruluşuna dönüşmelerinin bu duruma düşmelerine olan etkisi de tartışılmalıdır. Devlet tabii ki bizim devletimiz, ancak sivil reaksiyon gerektiren konularda da sağa sola, yukarıya aşağıya bakma, konjonktürü kollama, ne derler acaba? Endişesiyle “Bekle gör politikasına” yönelme vakıf, dernek, cemaat, oda, sendika vb. yapılara olan güveni sarsıyor. Adeta sivil devlet kuruluşuna dönüşen kimi yapıların, kamudan rant ve kadro beklentisine girerek daha büyük imkânlarla daha geniş kitlelere, daha iyi hizmet verme(!) Arzusu; toplumda, bu yapıların hak ve adalet arama ilkesiyle hareket ettiklerine duyulan inancı da yok ediyor. “Haklıyı güçlü kılma”nın yerini “Adamını güçlü kılma”nın aldığı delege demokrasisinin kuralları, bu yapıların toplum nezdindeki itibarını da tüketiyor.

Gazze’nin işgali ve yürütülen soykırım, adeta bunun turnusol kâğıdı oldu. Abilerinden, liderlerinden, şeyhlerinden, büyüklerinden, başkanlarından talimat beklemeden; bireysel olarak özgün iradeleriyle meydanları hınca hınç dolduran o bireyselci olmakla suçladığımız Batı halklarının, yönetimlerinden farklı olarak vicdanlarını yitirmediğini gördük hayretle… Kendi hür iradeleriyle meydanlara çıktılar ve soykırımı lanetlediler, boykot yaptılar. Filistin için şarkılar/marşlar bestelediler. İntifada ile özdeşleşen Filistin’in "Dabka" dansı eşliğinde söylenerek tüm dünya sivil haklarının ortak marşına dönüşen "Leve Palestina, Krossa Sionismen" (Çok yaşa Filistin, kahrolsun Siyonizm) isimli Filistin direniş şarkısının İsveççe olması bile bize çok şey söylüyor. Şarkının yazarı/bestecisi George Totari’nin diğer Filistinliler ve solcu İsveçli müzisyenlerle birlikte kurduğu sosyalist görüşteki “Kofia” grubunun seslendirdiği şarkı, İsveççe bilen bilmeyen herkesin dilinde…

İşte kültürel iktidar denilen şey budur. Kültür, sanat, edebiyat alanında üretiminiz varsa, özgün iradenizle bağımsız ve benzersiz eylemler gerçekleştirebiliyorsanız bu dünyada varsınız.

Bunları yapamıyorsanız; Türkiye’nin en büyük sendikası da olsanız Dünya’nın en büyük metropolü İstanbul’da bile o şehirdeki yönetim kademelerinizin sayısından bile az olan 100 kişiyle slogan atar, özgün olsun düşüncesiyle boynunuza taktığınız Ebu Ubeyde’nin o kırmızı renkli keyfiyeyi niçin taktığını bile bilmeden “Ne güzel eylem yaptık.” Diye avunarak dağılırsınız. Kitlenizin o eyleme bile neden destek vermediğini sorgulamak istemezsiniz. Çünkü bu sorgulamanın sonucu sizin rahatınızı, huzurunuzu kaçırır. Profesyonel ayrıcalıklarınızdan dolayı bu işin kitleler tarafından artık sizin omuzlarınıza yıkılmış olduğunu anlamak istemezsiniz.

Filistin halkının direnişinin Dünyada uyandırdığı dönüşüm ve İslam’a ilgi: Bizlere, maddi imkânlara sahip olma adına terk edilen alanların, haklılık zemininin aslında nasıl ağır bir kaybedişe neden olduğu gerçeğini de gösterdi. Gazze Direnişi’nin sonuçları; kadro uğruna, rant uğruna, güç ilişkileri uğruna, konjonktür uğruna, strateji, taktik, teknik, maddi imkânlar uğruna terk edilen haklılık zemininin bedelinin; kitleler içinde yalnızlaşmak ve kendi kitlemiz tarafından terk edilmek olduğunu acı biçimde gösterdi.

Akredite kuruluş haline gelen kimi sivil toplum örgütleri ve sendikaların yöneticileri; adeta holdingleşen yapılardaki koltuklarını sağlama almak uğruna delege demokrasisi üzerinden kendi destekçilerini korumak için adaleti/liyakati katlediyorlar. Bu eylem, hem teşkilatlar içinde hem de referans merkezleri vasıtasıyla gerçekleştiriliyor. Vasatlığın, bu liyakatsizler eliyle gerek sivil toplumda gerekse kamusal alanda yer edindiğini, egemen kılındığını gören kitleler, tepkilerini bu yapıların yer aldığı/organize ettiği etkinliklerden kendilerini çekerek ortaya koyuyorlar.

Sivil toplum kuruluşları ve sendikalarımızın maddi imkânlarının büyümesi; bu yapıların holdinge, yöneticilerinin CEO’ya dönüşmesi; hemen her şehrimizde eskiler, yeniler gruplaşmaları, kızgınlar, küskünler, dışlananlar, kahredenler kitlesinin her geçen gün büyümesine yol açtı. Gücü elinde tutanların eldeki imkânlarını kaybetmemeyi merkeze alarak etraflarında bir vasatlar ordusu oluşturmasına tepki olarak da büyük bir memnuniyetsizler kitlesi meydana geldi. Asıl üzerinde durulması gereken; bu kitle, bir zamanlar davanın çekirdek kadrosunu oluşturanlardan mütevellit bir kitle.

Bugün yaşadıklarımızın ve yaşayacaklarımızın en önemli nedeni; bu yapıların kamusal rant ve kadro merkezli yaklaşımı benimsemiş öngörü yoksunu pragmatist kadrolarıdır.

Celal DEMİRCİ

Yorumlar (0)
15
açık
Günün Anketi Tümü
Memur maaşlarına yapılacak yüzde 49,25 Zam Yeterli Mi?
Memur maaşlarına yapılacak yüzde 49,25 Zam Yeterli Mi?
Namaz Vakti 21 Şubat 2024
İmsak 06:20
Güneş 07:45
Öğle 13:23
İkindi 16:21
Akşam 18:51
Yatsı 20:11
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 26 69
2. Fenerbahçe 26 67
3. Trabzonspor 26 43
4. Beşiktaş 26 43
5. Kasımpasa 26 39
6. Rizespor 26 36
7. Antalyaspor 26 35
8. Sivasspor 26 34
9. Başakşehir 26 33
10. A.Demirspor 26 32
11. Kayserispor 26 32
12. Samsunspor 26 30
13. Ankaragücü 26 29
14. Hatayspor 26 29
15. Alanyaspor 26 29
16. Karagümrük 26 28
17. Gaziantep FK 26 28
18. Pendikspor 26 26
19. Konyaspor 26 25
20. İstanbulspor 26 12
Takımlar O P
1. Eyüpspor 23 55
2. Göztepe 23 46
3. Kocaelispor 23 43
4. Bodrumspor 23 42
5. Sakaryaspor 23 40
6. Boluspor 23 36
7. Bandırmaspor 23 36
8. Ahlatçı Çorum FK 23 35
9. Gençlerbirliği 23 33
10. Erzurumspor 23 30
11. Keçiörengücü 23 29
12. Manisa FK 23 27
13. Ümraniye 23 27
14. Adanaspor 23 23
15. Şanlıurfaspor 23 22
16. Tuzlaspor 23 22
17. Altay 23 12
18. Giresunspor 23 7
Takımlar O P
1. Liverpool 25 57
2. M.City 25 56
3. Arsenal 25 55
4. Aston Villa 25 49
5. Tottenham 25 47
6. M. United 25 44
7. Brighton 25 38
8. Newcastle 25 37
9. West Ham United 25 36
10. Chelsea 25 35
11. Wolves 25 35
12. Fulham 25 29
13. Bournemouth 24 28
14. Brentford 25 25
15. Crystal Palace 25 25
16. Nottingham Forest 25 24
17. Everton 25 20
18. Luton Town 24 20
19. Burnley 25 13
20. Sheffield United 25 13
Takımlar O P
1. Real Madrid 25 62
2. Girona 25 56
3. Barcelona 25 54
4. Atletico Madrid 25 51
5. Athletic Bilbao 25 49
6. Real Sociedad 25 40
7. Real Betis 25 39
8. Valencia 25 36
9. Las Palmas 25 35
10. Getafe 25 34
11. Osasuna 25 32
12. Deportivo Alaves 25 28
13. Villarreal 25 26
14. Rayo Vallecano 25 25
15. Sevilla 25 24
16. Mallorca 25 23
17. Celta Vigo 25 20
18. Cadiz 25 17
19. Granada 25 14
20. Almeria 25 8