Bakan Özer'den A Haber'e Özel Açıklamalar

Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, A Haber canlı yayınında eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

EĞİTİM 13.12.2022, 14:21
Bakan Özer'den A Haber'e Özel Açıklamalar

Bakan Özer'in değerlendirmelerinden öne çıkan bazı başlıklar şöyle:
 
"Bir ülkenin en önemli sermayesi, beşeri sermayesi, insan kaynağıdır. İnsan kaynağının niteliğini artırmadaki en önemli enstrüman da eğitimdir. Tüm OECD ülkeleri, eğitim çağı nüfusunun okullaşma oranlarını artırmak için büyük çaba sarf ediyor. Eğer eğitimin tüm kademelerinde okullaşma oranlarının yüzde 90-95'in üzerine çıkarmışsanız bu, eğitimde evrenselleşme ilkesi, kitleselleşmeye eriştiğiniz anlamına gelir. 2000'li yıllara baktığınız zaman bizim karnemizin çok iyi olmadığını görüyoruz. 2000'li yıllarda beş yaştaki okullaşma oranı yüzde 11. İlkokullarda yüzde 90, orada bir sıkıntımız yok, Cumhuriyetin başından itibaren çok ciddi yatırımlar var ama ortaöğretimdeki okullaşma oranı yüzde 44. Yükseköğretim zaten yüzde 14 idi."
 
Eğitimde kapsayıcılığın olduğu tarihsel bir dönem 
"Son yirmi yılda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çok ciddi bir eğitim seferberliği oldu. Yani eğitimde kapsayıcılık ve eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek için çok ciddi fiziki yatırımlar yapıldı. 
 
2000'li yıllarda 300 binli sayılardayken şu anda 857 bin dersliği olan devasa bir eğitim sistemimiz oldu. Gelinen noktada beş yaştaki okullaşma oranı yüzde 11'den yüzde 99'a ulaştı. İlkokuldaki okullaşma oranı yüzde 99.63'e yani yüzde 100'e erişti. Ortaokuldaki okullaşma oranı yüzde 99.44'e ulaştı ama en önemli şey, okullaşma oranı okul öncesinde olduğu gibi ortaöğretimde oldu. Yüzde 44 olan okullaşma oranı yüzde 95'e yükseldi. Şimdi, öyleyse bu dönemin en büyük özelliği nedir? Bu dönem; eğitimde kapsayıcılığın olduğu, tüm eğitim çağı nüfusunu eğitime dâhil edildiği bir tarihsel dönem. Yani Türkiye, beşeri sermayesinin verimli bir şekilde kullanılmasında fırsat penceresini ilk defa bu kadar kapsayıcı bir şekilde kullanabilme imkânına sahip oldu."
 
"Erken uyarı sistemiyle okul terklerini azaltmak, sadece kayıt dışı olanları kayıt içine dâhil etmek değil. Aynı zamanda okul terki riskini de yani 'Bu çocuk okulu terk edebilir, açık öğretime kayabilir veya sistemin dışına çıkabilir.' riski taşıyanları belirleyen bir erken ikaz sistemi kuruldu. Evet, özellikle lisedeki okullaşma oranlarındaki o yüzde 5'lik kısmı telafi etmeyle ilgili çağrı merkezlerinde tüm velilere, tüm öğrencilere çalışıyoruz ve onların seçeneklerine uygun bir şekilde eğitime dâhil olmalarıyla ilgili mekanizmalar üretiyoruz."
 
"Son yirmi yılda eğitimdeki bu devasa yatırımlar olmasaydı Türkiye Cumhuriyeti Devleti birinci yüzyılını eğitimle ıskalamış olurdu.  Mesela OECD ülkeleri, eğitimin tüm kademelerindeki okullaşma oranlarını yüzde 95'in üzerine İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra çıkardı. Türkiye yetmiş yıl gecikmeli olarak bu eksikliği tamamladı. Bu dönemde sadece fiziksel yatırımlar yapılmadı, aynı zamanda eğitimin önündeki tüm antidemokratik uygulamalar kaldırıldı. Başörtüsü yasakları, katsayı uygulamaları... Bunlar eğitimin önündeki antidemokratik uygulamalardı."
 
"Bu bir devrim"
Eğitim ekonomistlerinin söylemiş olduğu çok güzel bir söz var: Uzun vadeli getirisi maksimum olan ama yatırım maliyeti minimum olan eğitim yatırımı, okul öncesi eğitim. Okul öncesi eğitim çocuklarımızın sadece bilişsel becerilerini arttırmıyor, aynı zamanda bilişsel olmayan becerilerini de arttıran bir eğitime karşılık geliyor. Yani eğer siz eğitim ve fırsat eşitliğini güçlendirmek istiyorsanız tüm öğrencilerin okul öncesi eğitime erişimini sağlamak durumundasınız. 2000'li yıllarda beş yaştaki okullaşma oranları yüzde 11'ler civarındaydı, şu anda yüzde 99'lara ulaştı. Biz göreve geldiğimiz zaman, yani 6 Ağustos 2021 tarihinde Türkiye'nin tüm noktalarında anaokulu sayısı 2 bin 782 idi. Biz bir yılda 3 bin anaokulu yapmak için yola çıktık. Bunun için bir taraftan yeni anaokulları, diğer taraftan mevcut atıl kullanılan kapasiteyi kullanma, diğer taraftan okullarımızın boş sınıflarını kullanma gibi enstrümanları kullanarak bir yıl gibi kısa sürede 6 bin 4 anaokulu yaptık. Beş yaştaki okullaşma oranını yüzde 65'ten yüzde 99'a ulaştırdık. Dört yaştaki okullaşma oranı yüzde 16'dan yüzde 37'e, üç yaştaki okullaşma oranı yüzde 6'dan yüzde 16'ya ulaştı. Bu, bir devrim..."
 
19 milyon öğrencimiz ve 1.2 milyon öğretmenimizin bulunduğu devasa bir sistemle eğitimdeki tüm yatırımlarımızı "kaliteye rağmen" değil, "kalite odaklı" planlayarak gerçekleştirdik.
 
Son yirmi yılın en önemli alametifarikası, "eğitimdeki sosyal politikalar"dır. "Ücretsiz ders kitapları, şartlı eğitim yardımı, burslar, ücretsiz yardımcı kaynaklar, ücretsiz taşımalı eğitim" gibi tüm bu sosyal politikalar bir araya gelince bundan en fazla dezavantajlı kesimler yararlandı. Sosyoekonomik olarak görece daha geride olan kesimlerle kız çocuklarımız, bu sürecin kazananları olmuştur.
 
Bugün en önemli gündemimiz, şu anda 1,8 milyon öğrencimize sunduğumuz ücretsiz yemek imkânını, 2023 yılında 4 milyon öğrenci hedefine ulaştırmaktır. Bu kapsamda okul öncesindeki tüm öğrencilerimize ücretsiz yemek vereceğiz.
 
Eğitimde fırsat eşitliği için hayata geçirdiğimiz sosyal politikalarımıza için 525 milyar liralık yatırım bütçesi ayırdık.
 
2012 yılından itibaren mesleki teknik eğitimi ayağa kaldırmak için inanılmaz atılımlar yapıldı. Nihayet son yıllarda mesleki eğitimi bugün, yüzde 1'lik başarı diliminden öğrenci alan meslek liseleri yurt dışına ihracat yapıyor.
 
Mesleki teknik eğitimde "yaparak, yaşayarak öğrenmeyi" odağına alan ve öğrencilerimizle öğretmenlerimizin üretimleri oranında gelirden pay aldığı bir sistem inşa ettik.
 
Meslek liselerimiz; istihdam edilebilirlikleri artmış öğrencilerimizle artık üretime geçen, fikrî mülkiyet ve patentlerle ürün tescilleyerek ihracat yapan eğitim kurumları statüsü kazandı.
 
Meslek liselerinde sektörün tüm temsilcilerini sürece dâhil ettik. Müfredatı birlikte güncelledik, öğrencilerin işletmedeki beceri eğitimlerini birlikte planladık, öğretmenlerin işbaşı gelişim eğitimlerini birlikte tamamladık.
 
1 yıl gibi kısa sürede yüzde 1'lik başarı diliminden öğrencilerin mesleki eğitime yönelimlerini artırdık.
 
Mesleki eğitimdeki üretim kapasitesini artırmaya odaklandık. Yaparak öğrenmeyi merkeze alan bir yaklaşımı benimsedik. Bu yaklaşım öğrencilerin ve öğretmenlerin de üretime yaptıkları katkı oranında pay aldıkları bir yaklaşım.2018 yılında 200 milyon civarında döner sermaye kapsamında üretim vardı şu anda bu üretim 2021 yılında 1 milyar 162 milyona, 2022 yılında ise 1 milyar 650 milyona yaklaştı.
 
Meslek liseleri üretim yapıyor, mezun olmadan becerilerini eğitim aşamasında kazanıyor ve istihdam oranlarını artırıyorlar.
 
Meslek liseleri ilk kez yurt dışına ihracat yapmaya başladı. İstanbul da bir lisemiz Fransa'ya kâğıt havlu ihracatı yaptı ve k3ağıt havlu üreten makineyi de yine aynı okulumuz üretti.
 
Mesleki eğitim merkezlerimiz haftada bir gün okulda eğitimin, diğer günlerde işletmede beceri eğitiminin yapıldığı çırak, kalfa, usta yetiştiren öğretim türü Hâline geldi.
 
Mesleki Eğitim Kanunu yürürlüğe girdiği zaman Türkiye'deki çırak-kalfa sayısı, 159 bin idi. 2022 yılı hedefimiz, 1 milyon çırak-kalfa olmasıydı, gelinen noktada 1 milyon 152 bin çırak ve kalfası olan bir mesleki eğitim sistemini konuşuyoruz.
 
2000 köy okulunu hem öğrencilerimiz hem de köydeki vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Bu yüzden bu kurumlarımıza 'köy okulları' demiyor, "köy yaşam merkezleri" diyoruz ve şu ana kadar 152 bin vatandaşımızı eğitimle buluşturduk.
 
Millî Eğitim Bakanlığı olarak sadece eğitim çağı nüfusuna eğitim vermiyor, yetişkin vatandaşlara da eğitim veriyoruz. Ortalama her yıl üç dört milyon vatandaşımıza eğitim veriyoruz. Hedefimiz, her ay 1 milyon vatandaşımızı eğitimle buluşturmak.
 
"Covid-19 ile ilgili şu anda bir risk görünmüyor"
Covid-19 ile ilgili şu anda bir risk görünmüyor. 2021-2022 eğitim öğretim yılını hiç kesintiye uğratmadan tamamladığımız gibi aynı yaklaşımlarla tüm okullarımızda temizlik ve dezenfektan ile ilgili yine her türlü önemlerimizi alıyoruz. Bu anlamda okullarımıza ilk kez bütçe gönderdik. Eğitim sistemimizdeki tüm okullara 7 milyar lira bütçe gönderdik. Okullarımız temizlik malzemesinden kırtasiye malzemesine, küçük onarımlardan donatım ihtiyaçlarına tüm ihtiyaçlarını kendileri karşılayabilsin diye gönderdik. Bu, okullarımıza eğitim öğretimle ilgili kendi ihtiyaçlarını karşılamalarının yanı sıra gibi aynı zamanda sağlıkla ilgili önlemleri alma anlamında da büyük destek sağladı.
 
Şu anda grip vakaları yaygınlaştı ama Sağlık Bakanlığı ile sürekli koordine hâlindeyiz, okulları kapatmayı gerektirecek bir durum söz konusu değil.
 
Okullardaki her türlü şiddeti önleme adına 'sıfır şiddet' mekanizması oluşturmak için çalışıyoruz. Okullarımızı sağlıklı ve güvenli eğitim ortamları olarak kazandırmak için tüm çabayı sarf ediyoruz. Yakınlarda ortaöğretimde yaptığımız yeni bir düzenleme ile akran zorbalığını disiplin suçları arasına dâhil ettik. Okullarımızın en güvenli ortamlar olması için elimizden geleni yapıyoruz. Sadece Millî Eğitim Bakanlığı olarak değil, İçişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığıyla aynı zamanda süreçleri birlikte yönetiyoruz.
 
Üç dile ağırlık verdik: Birincisi Türkçe ana dil, İkincisi matematik, üçüncüsü de yabancı dil. Türkçe başta olmak üzere sadece okuduğunu anlama değil, tüm becerileri geliştirecek şekilde metodolojimizi değiştirdik ve ölçme yöntemlerini değiştirmeye devam ediyoruz. Matematik için de aynı durum söz konusu. Geçen yıl çalışmalar yaparak 'Matematik Seferberliği'ni başlattık. Yani sadece sayısal eğilimi olanların değil, tüm çocuklarımızın matematiği sevmeleri için yeni yaklaşımlar ortaya koyduk. İlk kez bu yıl matematik yaz okulları açtık. Yaklaşık 1 milyon öğrencimiz bu anlamda ve ayrıca bilim, sanat ve yabancı dil ile ilgili eğitimler aldılar. Bu süreci devam ettiriyoruz. Nihai hedefimiz, tüm öğrencilerimizin matematik okuryazarlığını güçlendirmek.

Yorumlar (0)
15
açık
Günün Anketi Tümü
Memur maaşlarına yapılacak yüzde 49,25 Zam Yeterli Mi?
Memur maaşlarına yapılacak yüzde 49,25 Zam Yeterli Mi?
Namaz Vakti 22 Şubat 2024
İmsak 06:18
Güneş 07:43
Öğle 13:23
İkindi 16:22
Akşam 18:52
Yatsı 20:12
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 26 69
2. Fenerbahçe 26 67
3. Trabzonspor 26 43
4. Beşiktaş 26 43
5. Kasımpasa 26 39
6. Rizespor 26 36
7. Antalyaspor 26 35
8. Sivasspor 26 34
9. Başakşehir 26 33
10. A.Demirspor 26 32
11. Kayserispor 26 32
12. Samsunspor 26 30
13. Ankaragücü 26 29
14. Hatayspor 26 29
15. Alanyaspor 26 29
16. Karagümrük 26 28
17. Gaziantep FK 26 28
18. Pendikspor 26 26
19. Konyaspor 26 25
20. İstanbulspor 26 12
Takımlar O P
1. Eyüpspor 23 55
2. Göztepe 23 46
3. Kocaelispor 23 43
4. Bodrumspor 23 42
5. Sakaryaspor 23 40
6. Boluspor 23 36
7. Bandırmaspor 23 36
8. Ahlatçı Çorum FK 23 35
9. Gençlerbirliği 23 33
10. Erzurumspor 23 30
11. Keçiörengücü 23 29
12. Manisa FK 23 27
13. Ümraniye 23 27
14. Adanaspor 23 23
15. Şanlıurfaspor 23 22
16. Tuzlaspor 23 22
17. Altay 23 12
18. Giresunspor 23 7
Takımlar O P
1. Liverpool 26 60
2. M.City 25 56
3. Arsenal 25 55
4. Aston Villa 25 49
5. Tottenham 25 47
6. M. United 25 44
7. Brighton 25 38
8. Newcastle 25 37
9. West Ham United 25 36
10. Chelsea 25 35
11. Wolves 25 35
12. Fulham 25 29
13. Bournemouth 24 28
14. Brentford 25 25
15. Crystal Palace 25 25
16. Nottingham Forest 25 24
17. Everton 25 20
18. Luton Town 25 20
19. Burnley 25 13
20. Sheffield United 25 13
Takımlar O P
1. Real Madrid 25 62
2. Girona 25 56
3. Barcelona 25 54
4. Atletico Madrid 25 51
5. Athletic Bilbao 25 49
6. Real Sociedad 25 40
7. Real Betis 25 39
8. Valencia 25 36
9. Las Palmas 25 35
10. Getafe 25 34
11. Osasuna 25 32
12. Deportivo Alaves 25 28
13. Villarreal 25 26
14. Rayo Vallecano 25 25
15. Sevilla 25 24
16. Mallorca 25 23
17. Celta Vigo 25 20
18. Cadiz 25 17
19. Granada 25 14
20. Almeria 25 8